The Abstract Self, insanın içsel yolculuğuna dair görsel bir meditasyondur soyutlama aracılığıyla ifadesini bulan bir yüzleşmedir. Bu çalışmada Müge Kesim, benlik arayışına dair sessiz ama güçlü bir anlatı sunar.
İlk bakışta biçim, katı bir çerçevenin içine hapsedilmiş gibi görünür; ancak dikkatli bakıldığında, bu sınırları aşan, dışarıya taşan sessiz bir başkaldırıyla karşılaşılır. Çerçeve, toplumsal normların ve kimliğe dışarıdan yüklenen tanımların metaforuna dönüşürken; onu aşan akışkan çizgiler, ruhun içgüdüsel olarak kendi öz biçimini geri kazanma, dönüşme ve aşma arzusunu simgeler.
Heykelin kıvrımlarında hissedilir bir ritim vardır titreşen, akan ve direnen. Bu hareket, sanatçının kendi iç dünyasıyla kurduğu samimi diyaloğun bir yansıması olduğu kadar, izleyiciyi de kendi kimliğinin akışkan ve sürekli dönüşen doğasını düşünmeye davet eder.
The Abstract Self, bir cevap değil; biçimle somutlaştırılmış bir sorudur: “Ben kimim ve ne zaman gerçekten kendim olurum?”