Buluşma yalnızca bir heykel değildir. Bronzda dökülmüş bir buluşmadır. Akışkan ama köklü üç soyut form, birleşmenin jestiyle birlikte yükselir. Anıtsal ölçeği ve zamansız varlığıyla bu eser, ortak bir çekimin, sessiz bir gücün şiirsel bir tezahürüdür.
Her bir kıvrım, kaosa düşmeden hareketi ima eder; her bir temas, formlar arasında sessiz bir mutabakatı çağrıştırır. Bu eser bağırmaz. Bekler. Dayanışma için, diyalog için, bireyleri kolektif bir güce dönüştüren görünmez bağ için bir alan tutar.
Her dokunuşu hatırlayan bronzdan dökülmüş Buluşma, birliği; aynılıkta değil, uyumda bulan bir saygı duruşudur.
Bu bir bedenler buluşması değil, niyetlerin karşılaşmasıdır. Varlıkla, ittifakla konuşan bir heykeldir.