Memory III, sanki yeniden yazılan bir araziyi okur gibi ilerler pas, yosun ve kül tonları üzerine bastırılmış gökyüzü mavisi bantlar. Yüzey oyulmuş, tohumlanmış ve onarılmıştır; impasto katmanları birer hava cephesi gibi yoğunlaşırken, ince yarıklar hâlâ sınırlarına karar veremeyen bir toprağın patikalarını çizer.
Eser, mekâna sabitlenmeden mekânsal bir his taşır. Tek bir sorunun etrafında döner cevabı vermek için değil, onu diri tutmak için: Nereye aitim? Gül, pigmentlerin kendi aralarında tartışmasına izin verir; soğuk katmanlar sıcak çıkıntılara yaslanır, ani sarılar mineral damarlar gibi akar. Böylece aidiyet bir yer değil, bir baskı, bir sürükleniş ve geri dönüş olarak belirir.
Memory III’te süreç bir tür haritacılığa dönüşür. Rastlantı zemini kurar; niyet onu yeniden çizer; sezgi ise efsaneyi açık bırakır. Bu resim, arayışın belirsizliğini bir değere dönüştürür; soruyu sormanın kendisini içine girilebilecek bir manzaraya çevirir.