Memory II, yüzeyden başlamayı reddederek açılır. Gul, boyayı doğrudan kağıda uygulamak yerine, ilk katmanı başka bir kağıttan çeker; bastırır, kaldırır, aktarır. Ortaya çıkan zemin; kalıntılardan, kazalardan, kaymalardan ve yırtıklardan dokunmuş bir deridir.
Bu rastlantısal alana, bilinçli izler birer son düşünce gibi girer ve kalmaya karar verir; türbülansın içinden biçimler çağıran çizgiler, dökülenleri silmeden düzenleyen renkler. Kompozisyon; olan ile seçilen, dolaşan jest ile geri dönen dikkat arasında bir diyaloğu tutar.
Memory II, denge üzerine bir çalışmadır. Sezgisel olanla inşa edilmiş olanı, içsel hava durumu ile dışsal koşulları dengeler. Burada süreç, anlamı süslemek yerine onu üretir. Görüntü hem bir izdir hem de bir niyettir kaza ve irade arasında imzalanmış bir uzlaşmadır.