Hıdırellez, bir ritüel gibi resmedilmiştir deniz karası ufka karşı yükselen bir alev, mevsim dönmeden önce yerini koruyan küçük bir ateş. Bu eser, yenilenmenin folklorik belleğini tek bir imgeye toplar: geçmişi sıcak tutan ama salıverilmek isteyen bir bahar ateşi.
Köz turuncuları ve duman morları, gelgit yeşilleri ve çivit mavileriyle çarpışır. Yağlı boya yüzeyde sürüklenir ve yükselir; kalın fırça darbeleri yukarı kıvrılarak sanki alev nefes alıyormuş gibi davranır. Etrafında, ayak izleri ve gölgeler tam göremediğimiz bir çemberi işaret eder yeminin verildiği dans, eski yılı geride bırakan atlayış.
Hıdırellez nostalji değil, bir çağrıdır. İzleyiciyi ısıya yaklaşmaya, geride bırakılması gerekeni adlandırmaya ve ufku bir vaat gibi taşımaya davet eder. Buradaki renk bir kutsamadır; alev ise bir geçittir.