Helix, yapısal hareket ile biçimsel ritmin iç içe geçtiği heykelsi bir anlatıdır. Sanatçının metale karşı meydan okurcasına kurduğu orkestrasyon, bu sert malzemenin katılığını sorgular ve izleyiciyi yalnızca nesneyi izlemeye değil, onun şekillendirdiği boşluğa bakmaya da davet eder. Merkezde dönen spiral çizgiler; zamanı, dönüşümü, evrimi ve sonsuzluğu çağrıştırır.
Bu spiral hareket, hem içe hem dışa akar insanın içsel sorgulaması ile kozmik varoluşu arasındaki yolculuğu yansıtır. Geometrik netlik ile organik belirsizlik arasındaki hassas gerilim; esere aynı anda hem akılcı hem de duygusal bir karakter kazandırır. Her kıvrım bilinçaltının bir fısıltısı, her metal parça ise bedenin ve zihnin bir yansımasıdır. Helix, yalnızca görülmek için değil, hissedilmek için var olan bir formdur mekânda vücut bulmuş bir meditasyondur.