Çatlaklar ve Dalgalar 2, zamanın, jestin ve aşınmanın soyut bir koro halinde birleştiği, katmanlı bir yüzey olarak kendini gösteren görsel bir palimpsesttir.
Kompozisyon, tektonik bir hafıza manzarasıdır: çatlaklar unutulmuş fay hatları gibi uzanır, pigment yeraltı akıntılarıyla taşınıyormuş gibi akar. Bu görsel yarıklar birer yara değil, yapıyla çözülme, kesinlikle sezgi arasındaki çarpışmayı işaretleyen eşiklerdir.
Sabit bir coğrafyayı haritalandırmak yerine, eser sürekli değişen duygusal topoğrafyaları izler. Çatlaklar ve Dalgalar 2, belleğin yerleşmediğini ima eder. O, dalgalanır, kırılır, yeniden şekillenir. Gördüğümüz şey bir görüntü değil; bir hareketin kalıntısı, bir dönüşümün askıda kalmış yankısıdır.